İNSAN BEYNİNİN GELİŞİMİ

254
İNSAN BEYNİNİN GELİŞİMİ
ads

İnsan dünyaya beyin gelişimi tamamlanmamış olarak gelir. Ve beynin gelişimi yetişkinlik dönemine kadar devam eder. Yaklaşık 1.5 kg olan erişkin insan beyninde 100 milyar kadar nöron (sinir hücresi) bulunmaktadır. Her bir nöronun diğer nöronlar ile 10.000 civarında bağlantı kurar. Yani nöronlar arasındaki bağlantılar bireyin yaşantıları sonucunda şekillenir ve beynin gelişimi bunun sonucunda gerçekleşir.

Yaklaşık yüz milyar nöronla doğan bebeğin nöronları bazı istisnalar hariç doğumdan sonra çoğalmamaktadır. Fakat nöronların boylarının uzaması, kalınlaşması, gövdelerinin büyümesi, akson ve dendrit uçlarının çoğalarak sinaps yapmaları, sinir hücrelerinin aksonlarının etrafının miyelin kılıfı ile sarılması ve glia hücrelerinin çoğalması sonucu beyin ağırlığı da hızla artmaktadır. Yeni doğanın beyin ağırlığı vücut ağırlığının yaklaşık %10’udur. İki yaşını tamamlayan bir çocuğun beyin büyüklüğü yetişkin beyin büyüklüğünün %75’ine, beş yaşını bitiren bir çocuğun beyin büyüklüğü ise yetişkin beyin büyüklüğünün %95’ ine ulaşmaktadır. 13-15 yaş arasında beynin büyüklüğünde önemli değişiklikler olmaz. Fakat beyin gereksinim duymadığı bazı kısımları temizler, kendini yeniden organize eder.

Çocukta Beyin Gelişimi

İnsan Beyninin Gelişimi
İnsan Beyninin Gelişimi

Kemikleşmesini en erken tamamlayan kemikler, kafatasını oluşturanlardır. Ayrıca kafatasının büyümesini sağlayan bıngıldaklar da bir buçuk yaşına kadar kapanmamaktadır. Bu nedenle kafatası içindeki beyin, kemikleri tam kapanmadan hızla büyümektedir. Bıngıldağın erken kapanmasından dolayı mikrosefali (küçük kafalılık) oluşur. Ve geç kapanmasından kaynaklı da hidrosefaliye (büyük kafalılık) neden olur.

Beynin her bölgesi aynı şekilde ve hızda değil, hamleler halinde beyin gelişir. Yani her dönemde beynin farklı bir bölgesi daha çok gelişmektedir. Hangi yaşta vücudun hangi fonksiyonu gelişiyorsa beynin de o fonksiyonla ilgili kısmı daha çok gelişmektedir.

0-12 aylık bebeklerde beyin kökü ya da omuriliği gelişmemiştir. Bu yüzden sadece refleks uyarıcılara; uyumak, yemek yemek ya da ağlamak gibi temel hayati fonksiyonlarla tepki verirler. Çevreleriyle ilişki kurdukça beyinde yeni bağlantılar oluşur. Bunun sonucunda da hızla gözlerini yönlendirmek, sesleri tekrar etmek, dili anlamak gibi yeni şeyler öğrenirler.

3 yaşındaki bir çocuğun beyni artık yetişkinlik ebatının %80’ine ulaşmıştır. Ve limbik sistem, beyin zarı oldukça gelişmiştir. Bu sayede çocuklar kendilerini ifade edebilir, duyguları fark edebilir, oyun oynayabilir, sayı saymaya ve konuşmaya başlayabilirler.

Son olarak ilk çocukluk çağından yetişkinlik çağına kadar gelişimi süren olgunlaşması en uzun zaman alan bölge ön loblardır. Ön loblar davranış, akıl yürütme, problem çözme, vs. konularında uzmanlaşır. Ön lobun gelişiminin ilk çocukluk dönemine denk gelmesinin sebebi; bireyin ahlak, sosyal, kişilik ve bilişsel gelişim dönemlerine denk gelmesidir. Bu dönemde birey başkalarıyla empati yapmayı öğrenmeye başlar ve vicdan kavramını anlamlandırmaya başlar. Toplum içinde nasıl hareket edileceğini, neyi nasıl yapması gerektiğini öğrenir, soyut düşünebilmeye başlar. Bu öğrenmeler daha çok beynin ön loblarında nöronların yeni bağlar kurmasını sağlar.

Beyin Gelişiminin Kapasitesi

İnsan Beyninin Gelişiminin Faaliyet Derecesi
İnsan Beyninin Gelişiminin Faaliyet Derecesi

Beynimiz çocukluk ve gençlik döneminde üretebildiği kadar yeni beyin hücresi üretir. Yaşlılığa gelindiğinde bu hücrelerde azalmalar olur. Dolayısıyla  “öğrenme, düşünme ve hatırlama” kapasitemizin yaşlandıkça düşeceği ve bunun normal kabul edilmesi gerekir.  Beyin de az ya da çok ama bir şekilde kendini yenileyebiliyor. Beynimiz yaşlılık döneminde bile az da olsa nöron üretebilme kapasitesine sahiptir. Ve kendisini az da olsa yeniler. Ne var ki yaşlandıkça ürettiğimizden çok daha fazla beyin hücresi kaybederiz.

Beynimizin yaşlandıkça bir miktar küçüldüğü de doğru. Ama beyindeki hacimsel azalma, yani küçülme sadece beyin hücresi kaybından kaynaklanmıyor. Mevcut nöronlarda da yapısal değişiklikler meydana geliyor: Örneğin aralarındaki bağlantılar (sinapslar) azalıyor. Nöron dalları (dendrit) yavaş yavaş kayboluyor. Nöronlardan çıkan iletişim hatlarını (akson) saran miyelin kılıfları bozuluyor. Beyindeki küçülmede bunların da payı var. Ama insanlar beyindeki nöronların yeni ağlar oluşturmasını sağlayarak beynin daha az küçülmesini sağlayabilirler. Bu da ancak yeni öğrenmelerle sağlanır. Bireyin yeni öğrenmeleri beynin bilgi işleme hızını ve yürütsel işlev hızını arttırır.

Sağlıklı birinde yaşlılığa bağlı beyinsel küçülmenin boyutları son derece sınırlıdır. Ve beynimiz sadece Alzheimer hastalığı gibi ağır bellek bozan hastalıkların varlığında ciddi bir yıkım yaşar.

Beyin ile ilgili sitemizdeki diğer yazılara da bakabilirsiniz.

Beynin gelişimi hakkında daha fazla bilgi almak istiyorsanız yazılarımızı beğenebilirsiniz.

KAYNAKÇA

ads
Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın