İngilizce bilmek çağımız gerekliliklerinden biridir. Küçük yaşlardan itibaren İngilizce eğitimi almamıza rağmen büyük çoğunluğumuz dil öğrenmek konusunda fazlasıyla zorlanıyoruz. Tabi bunun sebeplerinden biri de pratik yapma ortamımız olmamasıdır. Günümüzde çeşitli programlar sayesinde bu pratiğe kavuşmanız sağlanabiliyor ama ondan önce kelimeleri bilmemiz gerekiyor. Bir dil öğrenme yöntemi olarak bir dilin en çok kullanılan yüz kelimesini başlangıç aşamasında öğrenilmesi gerektiğini okumuştum. Yüz kelime öğrenmek bütün sorununuzu çözmeyecek fakat bir yerden başlamak gerekli.
İngilizce, dünya çapında en çok konuşulan dillerden olduğu için size fazlaca kapı açabilir. Mesela bir konu hakkında yaptığınız araştırmada sadece kendi diliniz ile kısıtlı kalmayıp birçok kaynağı daha okuma şansını yakalayabilirsiniz. Bu kaynaklara ulaşabilmek için dil bilmeniz zorunlu değil, çeşitli programlar sayesinde kendi dilinize çeviriler de yapabilirsiniz fakat teknoloji her zaman yanınızda olmayabilir. Dil bilmek sizi her yönden bir adım öne çıkarır. Yurt dışına çıktığınızda kimseden yardım almadan istediğiniz kişi ile konuşabilmek veya istediğiniz bir ürünü rahatça alabilmek dil bilmek sayesinde mümkün oluyor. Bunları yapabilmek için küçük başlangıçlar yapmanız gerek. Daha da fazla uzatmadan İngilizce’ de en çok kullanılan 100 kelimeye geçelim.

İngilizce Kelimeler:
- a/an: bir, (herhangi bir), belirli tür veya nitelikteki
- about: hakkında, dair, üzere, civarı
- all: bütün, tüm, hepsi
- also: ayrıca, -da, dahi, hem, hemde
- and: ve, ile, hem, hemde
- as: için, gibi, olarak
- at: -de, -da, -e, -a
- be: olmak, bulunmak
- because: çünkü,-dığı için
- big: büyük
- but: fakat, ama
- by: tarafından, yanında, ile
- cake: kek, pasta, revani
- can: -ebilmek,-abilmek (yapabilmek edebilmek)
- cat: kedi
- come: gelmek, ulaşmak
- could: -ebilir,-ebilirdi
- day: gün, gündüz, zaman, devir
- do: yapmak
- dog: köpek
- find: bulmak
- first: ilk
- for: için, çünkü
- from: -den, -dan
- get: elde etmek, edinmek, ulaşmak
- give: vermek, bağışlamak
- go: gitmek
- good: iyi
- have: sahip olmak
- he/she: o(erkek)/o(kadın)
- help: yardım
- here: burada, buraya
- her/his: onun, ona(kadın) / onun, ona(erkek)
- him: onun(erkek)
- how: nasıl
- I: ben
- if: eğer
- in/out: içinde / dışarıda, dışarı
- into: içine
- it/its: o, onu(cansız varlık, hayvan) / onun(cansız varlık, hayvan)
- just: henüz, sadece
- know: bilmek, tanımak
- like: gibi, hoşlanmak, sevmek
- long: uzun
- look: bakmak, görünmek
- make: yapmak, etmek
- man: adam
- many: çoğu, birçok
- me: beni, bana
- more: daha çok, daha fazla
- my: benim
- new: yeni
- no: hayır
- not: değil, olumsuzluk eki
- now: şimdi
- of: -in,-ın,-nın,-nin
- off: kapalı, devre dışı
- on: üzerinde
- one: bir
- only: sadece, biricik
- or: veya, ya da
- other: diğer, öbür
- our: bizim
- people: insanlar, ahali
- say: söyleme, demek
- see: görmek, bakmak
- so: böylece, öyleyse, bu kadar
- some: bazı, biraz
- take: almak, götürmek, çekmek, getirmek
- tell: söylemek, demek
- than: -e göre, kıyasla
- that/this: bu(yakın) / o(uzaktaki)
- the: belli bir objeyi/yeri/kişiyi tanımlamak için kullanılır
- their: onların
- them: onları, onlara
- then: o zaman, ondan sonra
- there: orada
- these: bunlar(yakın)
- they: onlar
- thing: şey
- think: düşünmek
- those: onlar(uzak)
- time: zaman, süre
- to: -e,-a
- tree: ağaç
- up: yukarı
- use: kullanmak
- very: çok
- want: istemek
- water: su
- way: yol
- we: biz
- well: iyi
- what/when/which/who: ne? / ne zaman? / hangi? / kim?
- will: -ecek,-acak eki
- with: ile, birlikte
- would: – ecekti,-erdi
- yes: evet, tabii, buyurun
- year: yıl, sene
- you/your: sen / senin
Yukarıda yazan kelimeler alfabetik sıralanmıştır. Oluşturulan ilk yüz kelime kaynaktan kaynağa farklılık gösterebilir.

