AİLE VE EVLİLİK İNANÇLARI

304
AİLE VE EVLİLİK İNANÇLARI
ads

Sağlıklı bir aile olmak için aile, evlilik, eş, çocuk gibi kavramları doğru anlamlandırmak gerekir. Bu konu hakkındaki yanlış bir düşüncemiz sonraki seçimlerimizin temelini oluşturur. Ve yanlış bir temelle sağlım bir yapı inşa etmemiz imkansızdır. Konuyla ilgili olan bazı aile ve evlilik inançları hakkında birlikte tartışalım.

Aile bir toplum için sonun başlangıcıdır. Çünkü birey gözünü açtığında kendisini bir ailenin içinde bulur ve o ailenin ekonomik düzeyi, kültürü, inançları vb. bireyin gelişimindeki sınırlılıkları belirler. Dolayısıyla birey o sınırlar içinde gördüğü ve öğrendikleriyle gelişimine devam eder. Zamanla bireyin büyümesi ve okula başlaması ailesinin dışındaki kişilerle sosyalleşmesini sağlar. İşte burada da ailesinden gördükleriyle toplumun kültürünü anlayıp, şekillendirerek sosyalleşir. Bu nedenle sağlıklı bir aileye sahip olmak hem birey için hem de toplum için sorunların büyük bir kısmının oluşmasını engeller niteliktedir.

Kişinin hayatında birisini istemesi ya da istememesi sadece o kişiyi ilgilendirmelidir. Fakat toplumdaki bir kesim için evlilik başarı ve yetişkinliğin sembolü olarak görülmektedir. Oysaki kişinin kendisini hazır hissettiği zaman evlenmesi gerekir. Ve bireyin hayat ortağı olarak seçeceği kişi için seçici olması çok normaldir. Bu seçicilik sayesinde taraflar daha mutlu olabilir. Bu düşünceler bireyin aileleri tarafından “Armudun sapı üzümün çöpü derken evde kalacaksın” gibi düşüncelerle engellenmemelidir.

Evlilikle İlgili Yaygın Yanlış İnançlar

Evlilikle alakalı düşünceler sadece yaş ve seçicilikle sınırlı değildir. Bireylerin cinsiyetlerine göre bu düşünceler şekillenerek artıyor. “Kadın evlendikten sonra çalışmamalı, eşinin hanımı çocuklarının annesi olmalıdır.” “Kadın erkekten daha genç olmalıdır.” “Erkeğin sosyoekonomik düzeyi kadından daha iyi olmalıdır.” “Yuvayı yapan dişi kuştur.” “Erkek evin geçimini sağlamalı ve güçlü olmalıdır.” “Kadın sebatkâr olmalıdır.” “Boşanmayın, bir çocuk yapın ilişkiniz düzelsin.” “O bana bakmak zorunda.” “Ben onu değiştirebilirim.” Gibi birçok düşünceyi birey farkında olmadan sahiplenebiliyor. Ve birey bu düşünceler çerçevesinde yanlış beklentilere kapılıyor. Yanlış beklentiler ve beklentilerin fazlalığı beraberinde daha büyük sorunlara yol açıyor.

Bireyler evlenmeden önce hayatın müşterek olduğunu algılamalıdırlar. Kadının tek sorumluluğu çocuğu ve eşi değildir, kadında bir bireydir ve bunun farkına varmalıdır. Veya erkek bankamatik değildir, eşiyle birlikte geçimlerini sağlayabilirler. Erkek güçlü olmak zorunda değildir ve onun da bazen yardıma ihtiyacı olur. Fakat düzeltilmesi gereken en önemli düşünce ise çocukların evlilikleri cennet bahçesine çıkaran yol olmadığıdır. Çocuk et ve kemikten fazlasıdır ve çok fazla ihtiyacı vardır. Bireyler hazır olmadan bu sorumluluğu almamalıdırlar. Evliliklerini kurtarmak için çocuk yapanları aile mahkemesinin kapısında kollarında iki-üç çocukla görmekteyiz.

Çiftler çözemediklerini düşündükleri sorunları için aile danışmanlığı hizmeti veren uzmanlardan destek alabilirler.

Aile ve Evlilik İnançları Üzerine Aile Danışmanlığı

Aile danışmanlığı ile; eşler arasındaki iletişim ve uzlaşma becerileri geliştirilebilir, iletişim eğitiminin verilebilir, aktif ya da pasif kızgınlık giderilebilir, sınır ve sorumluluklar netleştirilir, eşlerin beklentileri açıkça ortaya koymaları ve karşılıklı anlayış temelinde uzlaşmaları sağlanabilir. Rahat tartışma ortamının sağlanması, güç çatışmalarının giderilmesi, anlaşamasalar bile uzlaşabilmelerine dair çalışmalar yapılabilir. Bu çalışmalarda davranışçı teknikler ve bilişsel teknikler kullanılabilir. Örneğin sistematik duyarsızlaştırma, gevşeme eğitimi, atılganlık eğitimi, model gösterme, itici uyarıcılara koşulama, öz-denetim sağlama vb. davranışçı tekniklerden bazılarıdır. Olumsuz otomatik düşüncelerin belirlenmesi, sorunları listeleme, sokratik sorgulama tekniği, akılcı-duygusal rol yapma tekniği, sanki farz et tekniği, inancın avantaj ve dezavantajlarını inceleme tekniği, aşırı uçların vurgulanması tekniği, kendini açma tekniği, ev ödevleri, problem çözme tekniği, karar verme tekniği, davranışsal deneyler tekniği, etkinlik planlama ve izleme tekniği, dikkati farklı bir uyarana odaklama tekniği, rol yapma tekniği, vb. bilişsel tekniklerdendir.

Sonuç olarak evlilik yaşamında inançlarımız ve algılarımız yüzünden çeşitli sorunlarla karşılaşabiliriz. Fakat önemli olan tüm sorunları sevgi, saygı, karşılıklı anlayış, iyi niyet ve iletişimle çözmenin yolunu aramaktır. Bu niyetle çözüm ararken gerektiğinde bir uzmandan yardım almaktan çekinilmemelidir. Alınan bu yardım sayesinde kişiler aile ve evlilik inançları üzerinde çalışma fırsatı elde ederler.

ads

Bir yanıt yazın