CORPUS CALLOSUM

373
CORPUS CALLOSUM
ads

Corpus callosum latince anlamı “sert cisim” dir. “Nasırlı Cisim” olarak da söylenir. Beynin her bir hemisferi (yarımküresi) daha çok belli görevleri yapmak üzere şekillenir. Sert cisim ise beynin yarımkürelerini birbirine bağlar ve arasındaki iletişimi sağlar. Kısaca beyinde köprü görevi görür.

CORPUS CALLOSUM ÖZELLİKLERİ

Corpus Callosum

Corpus Callosum

  • Beyin yarıküreleri arası iletişimi sağlamak,
  • Göz hareketleri ve görme,
  • Uyarım ve dikkat dengesinin sürdürülmesi,
  • Dokunsal yer tayini.

     Sert cismin işleyişi; görüntüleri her bir yarıkürede ayrı ayrı işleyen görme alanımızın ayrı yarılarını birleştirir. Ve görmede önemli bir rol oynar. Ayrıca, görsel korteksi beynin dil merkezlerine bağlayarak, gördüğümüz nesneleri tanımlamamızı sağlar.

CORPUS CALLOSUM KESİLMESİ

Köprü görevi gören sert cisim kesilerek beynin iki yarım küresi arasında nöronların (sinir hücresi) denetim altına alamadığı biyoelektiriksel boşalmayı, diğer yarı küreye geçmeden durdurdular. Ve bu sayede bilim insanları epilepsi krizini önlediler. Mantık olarak bir yarı kürenin yaptıklarından diğerini habersiz bıraktılar. Bu sayede bilgi alışverişini önlediler ve epilepsi krizini engellediler.

Sinirbilimciler Roger Sperry ve Michael Gazzaniga 1960’li ve 1970’li yıllarda corpus callosum ile ilgili araştırmalar yaptılar. Ve beyni ortadan ikiye ayırmanın kişiyi de ikiye böldüğünü gösteren şaşırtıcı bulgular elde ettiler. Şaşırtıcı bulguların sebeplerinden biri insanın görme şeklidir. Eğer bakışımızı bir noktaya sabitlersek, bu noktanın solundaki her şeyi (sol görme alanında bulunan her şey) sağ beyin yarısı işler. Sabitlendiğiniz noktanın sağındaki her şeyi ise (sağ görme alanınız) beynin sol yarı küresi işler. Dahası, beynin sol yarısı vücudun sağ yarısını ve konuşma işlevlerini kontrol ederken, beynin sağ yarısı vücudun sol yarısını kontrol eder. Bu bilgi akışını sağlayan corpus callosumdur.

CORPUS CALLOSUM İLE İLGİLİ DENEYLER

Birinci Deney

Corpus Callosum ile ilgili deneyi açıklayan görsel

Corpus Callosum ile ilgili deneyi açıklayan görsel

Sperry ve Gazzaniga, sol beyin lobu tarafından kontrol edilen sağ görme alanını uyardıklarında deneğin yanıtının normal olduğunu gördüler. Ancak sağ beyin lobu tarafından kontrol edilen sol görme alanı uyarıldığında hasta “hiçbir şey görmediğini” söyledi. Ancak hiçbir şey görmediğini iddia eden bu hasta, sol eliyle “görmediği” şekli çizebiliyordu. Ona sol elinin bunu nasıl başardığını sorduklarında şaşkınlıkla bakmış ve bunu nasıl başardığını bilmediğini söylemişti. Sol beyin yarısı sol görme alanındaki cisimleri göremez. Nitekim sol görme alanında bir şey gösterildiğinde beklenildiği gibi hasta hiçbir şey göremediğini söyler. Sağ beyin yarısı ise bu cismi görür. Ve beklenildiği üzere yönettiği sol beden yarısındaki sol ele emir göndererek cismin çizilebilmesini sağlar.

İkinci Deney

Corpus Callosum ile ilgili yapılan diğer deneyi açıklayan görsel

Corpus Callosum ile ilgili yapılan diğer deneyi açıklayan görsel

Sperry ve Gazzaniaga, başka bir deney de ise corpus callosumu kesilmiş deneğe, beyninin sol yarıküresinin görebileceği şekilde bir TAVUK resmi gösterdi. Sonra, yine sadece sol yarıkürenin görebileceği şekilde masanın üzerine koydukları bir sürü resim arasından tavuk ile ilgili bir resmi bulmasını istediler. Kişi de, birbirinden bağımsız resimler arasından, tavuk ile ilgili olan PENÇE resmini buldu.

Daha sonra, sadece beyninin sağ yarıküresinin görebileceği şekilde KAR MANZARASI gösterdi. Bu defa, yine beynin sağ yarıküresinin görebileceği şekilde, masa üzerinde dağınık halde ve birbirinden bağımsız resimler arasından kar manzarası ile ilgili bir resmi bulup seçmesini istediler. Kişi de, resimler arasından, bir KÜREK resmini bulup seçti. Her iki yarım küre doğru seçimi yapmışlardır. Sonra da deney gereği, “kar manzarası” resmi hariç olmak üzere, tavuk, pençe, ve kürek resimleri kişinin önüne kondu. Ve tavuk resmi ile bağlantılı olarak pençe resmini seçen sol yarıkürenin görebileceği şekilde, yazı ile şu soru soruldu: “TAVUK İLE İLGİLİ OLARAK PENÇE VE KÜREK RESİMLERİNİ NEDEN ŞEÇTİN?”

Soruya ayrık beyinli kişi şu cevabı verir:

“PENÇE RESMİNİ SEÇTİM, ÇÜNKÜ TAVUKTA PENÇE VARDIR. KÜREK RESMİNİ SEÇTİM, ÇÜNKÜ TAVUK, DIŞKISI İLE KÜMESİNİ KİRLETİR. BU DIŞKILARI KÜREMEK İÇİN DE KÜREK GEREKİR”.

Deneyin sonucuna göre kürek beynin sağ yarı küresi tarafından seçilmiştir. Ve sol yarı kürenin bundan haberi yoktur. Ancak buna rağmen sol yarı küre, kürek için bir anlam üretmiştir. Deneye tabi tutulan kişiler, zihnen yani akıl yürütme ve zekâ bakımından hasta değillerdir. Akıl yürütme bakımından sağlıklı insanlar kadar akıl yürütebilmektedirler. Deneye katılan ayrık beyinli kişiler, sorulan sorulara verdikleri cevaplardan emindirler. Ayrıca cevaplarını, çevrelerini inceleyerek ve o an o davranışı neden ürettiklerine bir anlam üretmek için inanarak cevap vermişlerdir.

CORPUS CALLOSUM DENEYLERİNİN SONUCU

Araştrımalar neticesinde Sperry ve Gazzaniga; Ayrık beyin hastaları aslında iki ayrı beyinli hastalar olarak görülmeli sonucuna vardılar. Tıpkı siyam ikizleri gibi. Bu hastalarda, sağ yarım küre, sol yarım küreden daha farklı ve bağımsız hareket eder. Sağ yarım küre, sol el ve ayak kontrolünden sorumluyken; sol yarım küre, daha çok bireyin akılcı davranışlarından sorumludur. Birbirlerinden bağımsız hareket eden bu yarım küreler, ayrık bir kişilik oluşturur. Sol yarım küre, mantıksal amaçlara göre komut verirken, karşıda duran sağ yarım küre ise aksine dürtüsel arzulara ilişkin komutlar vermekle meşguldür. Bu çatışma, bireyde ikili davranışlar ortaya çıkarır.

CORPUS CALLOSUM İLE İLGİLİ GERÇEK VAKA ÖRNEKLERİ

Victoria Neden Ayrık Bir Beyni Tercih Etti?

Victoria P. aşağı yukarı altı yaşından beri epilepsi krizi geçiriyordu. Bu nöbetler esnasında; bilincini kaybediyor, yere düşüyordu. Ve kaslarının kontrolsüz bir şekilde kasılmasına rağmen kendine geldiğinde hiçbir ağrı hissetmiyor, hiçbir şey hatırlamıyordu.

On sekiz yaşına geldiğinde nöbetleri bilinmeyen bir sebepten dolayı daha şiddetli bir şekilde tekrar etmeye başladı. Üstelik antikonvülzan ilaçların da artık bir faydası olmuyordu. Yirmi yedi yaşında bu kontrolsüz nöbetlerden kurtulmanın en iyi çözümünün ciddi yan etkilerinin görülme olasılığı yüksek olan beyin ameliyatı olduğuna karar verdi.

Ameliyattan sonra Victoria' ya yansıtılan kelime

Ameliyattan sonra Victoria’ ya yansıtılan kelime

Victoria’nın ameliyattan sonraki kontrollerinde ekrana HE.ART kelimesi yansıtıldı. Ardından Victoria’dan HE ve ART arasındaki noktaya bakmasını istediler. Victoria’nın beyni ayrık olduğu için noktanın her iki tarafındaki bilgi, sadece karşı yarıkürelere gidecektir. Yani Victoria’nın sol yarıküresi sadece ART kelimesini görürken sağ yarıküresi HE kelimesini görebilecekti. Ne görüldüğü sorulduğunda Victoria ART kelimesini gördüğünü söyledi çünkü bu kelime konuşan sol yarıküreye gösterilmiştir. Victoria’nın sağ yarıküresi HE kelimesini görebilmesine rağmen sessiz kaldı, yani gördüğü şeyi söyleyemedi. Ancak Victoria sol eliyle HE kelimesini işaret edebiliyor, bu da sağ yarıkürenin soruyu anladığını gösteriyordu. Ve HE kelimesini görebildiğini işaret ediyordu.

Ayrık beyne sahip olmanın etkileri, özel testlerde açıkça ortaya çıkıyordu. Fakat gündelik hayatta bu kadar belirgin etkileri görülmedi. Victoria ameliyatı takip eden günlerde giyinmek için dolabından elbise seçtiği zamanlar sağ elinin askıdan bir bluz aldığını ama sol elinin bluzu hemen geri koyduğunu belirtiyordu. Yarıküreler arasındaki bu anlaşmazlıklar çok nadirdir ve zamanla kaybolur.

Ameliyattan dört ay sonra Victoria daha dikkatli; geçmiş ve mevcut olaylar hakkında kolaylıkla konuşabiliyordu. Okuyabiliyor, yazabiliyor, mantık yürütebiliyor; yemek yemek, giyinmek, yürümek gibi günlük işleri yapabiliyordu. Ve normal şekilde sohbet edebiliyordu. Victoria’nın ayrık beyni; tıpkı çoğu insanda olduğu gibi, sadece sol yarıküresi kendisini ifade etmek için kelimeleri kullanıyordu. Ayrık beyinli bir hastanın sohbet esnasında tamamen normal görünmesinin sebebi konuşmayı sadece bir yarıkürenin yönetmesidir.

Laurence Kim Peek

Peek makrosefali ile birlikte beyincikte ve korpus kallosum yokluğu teşhisiyle doğmuştur. Bu durum nöronların olağandışı bağlanmasına ve hafıza kapasitesinin artmasına yol açmıştır. Fran Peek’e göre Kim 16-20 aylıkken etrafındaki şeyleri ezberlemeye başlamıştır. Kitapları okuyup ezberledikten sonra rafa ters koyarak kitabı bitirdiğini göstermektedir. 1 saat okumadan sonra okuduklarının neredeyse hepsini ezberleyebilen Peek’in 15 farklı alanda 12.000 kitabı ezberlediği düşünülmektedir.

Dört yaşına kadar yürüyemeyen Peek düğme geçirmek gibi günlük aktivitelerde sorunlar yaşamıştır. Bu sorunların kaynağının beyincikteki hasar olduğu düşünülmüştür. Yapılan IQ testlerinden ortalama zeka seviyesi kabul edilebilecek olan 87 puan almıştır. 19 Aralık 2009 da 58 yaşında kalp krizi geçirerek vefat etmiştir.

Beyin ile ilgili sitemizdeki diğer yazılara da bakabilirsiniz.

Beynin gelişimi hakkında daha fazla bilgi almak istiyorsanız yazılarımızı beğenebilirsiniz.

KAYNAKÇA

ads

Bir yanıt yazın